istanbul zamanı

5/9/2006 - Sanırım Bende Bir Sorun Var!!!!

Kategori: kitabevi

                 Bir kitabı okumaya başladığımda eğer kitap beni sardıysa kısa bir süre içinde bitiriveririm.  Yok eğer sarmadıysa ve kitaba bir türlü dahil olamadıysam  elimde sürünür gider. O acı çeker okunmadığı için ben acı çekerim okumayı başaramdığım için .

                  Şimdilerde okumakta olduğum kitap ise bana tamamen farklı duygular hissettiriyor. Bir süredir klasiklere merak sarmış durumdayım. Okuyamadıklarımı eksik bıraktıklarımı tamamlamaya çalışıyorum. Dostoyevski'nın "Karamazov Kardeşler'i" hep okumayı düşünüpte bir türlü fırsat bulamadıklarımdan biriydi. Kitabı önce babam okudu. O bitirince de ben başladım. Elimde ki nüsha 687 sayfalık ve ortalama 35 satırlık bir nüsha (babam üşenmemiş tek tek satırları saymış ordan biliyorum)

                  Normalde oldukça hızlı okurum yani yukardaki niteliklere sahip bir kitabı 3-4 günde bitiririm. Lakin Karamazov Kardeşler bir türlü neticelenmiyor çünkü kitaptaki karakterlerden birine (adı Dimitri nam-ı diğer Mitya, okumuş olanlar zaten bilirler) çok kızdım. Sırf kızgınlığımdan kitabı bir kaç gün hiç elime bile almadım. Ancak sinirim geçtikten sonra yeniden okumaya başladım.

            

                 Kendime de kızıyorum, altı üstü kurmacalardan oluşmuş gerçek olmayan bir roman niye bu kadar kafama taktım ki sanki. Yinede engel olamıyorum. Şimdi soruyorum kendi kendime acaba bende mi bir sorun var ????  

                Dimitri neden o gece oraya gitti ki sanki??. Gitme, otur işte evinde; yada git hemencecik Gruşenka'nın yanına ne işin vardı orda..... offf düşündükçe asabım bozuluyor.  Bir süre önce de buna benzer bir durum olmuştu. İzlediğim bir filmde sonuna doğru karakterleden birinin yaptığı bir salaklıktan ötürü o kadar kızmıştım ki; filmi izledikten bir gün sonra dahi moralim bozuk bir şekilde dolaşmıştım. Hatta arkadaşlarıma bile anlatmıştım (Esracım hatırlıcaksın hani Üsküdar dönüşü durakta bahsetmiştim. )

               Niye kaptırıyorsam kendimi bu kadar??????

 

Bugünlerde kitaplardan ne çok bahsettim böyle. Eh tabi koltuğumun altında birkaç kitap bir aşağı bir yukarı dolanınca böyle oluyor.

 

Not: Kitabı bitirince daha detaylı, sosyal açıdan daha derin bir yazıda yazmayı düşünüyorum. O zaman meseleye bu kadar duygusal yaklaşmam sanırım .

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

  • Yazan: rodya | Tarih: 2007-12-17 00:52:55, 2007-12-17 00:52:55
    Konu: dosto mu dediniz?
    Dosto üzerine Cemil Meriç'in yazdığı bir yazı var; Mağaradakiler'in içinde okumuştum, yıllar önce. O günden sonra da Dosto'yu hep öyle hatırladım. Şimdi Mitya, Alyoşa ve diğerleri üzerine konuşmak, ah, ne kadar elem verici!
    Sürekli delileri kahraman seçen bir deli. Sefahat ile yazmak arasında geçen bir hayat. İnanmakla yaşamak arasında kararsız kalmış kahramanlar. Okudukça aşina gelen hastalar.
    Cinnet.
    Cinayet.
    Aşk.
    Ahlak.
    İnanç.
    Arzu.
    ...
    Sefahat iyi bir yazar mı yaratmış, yoksa yazar sadece sefih bir hayat mı yaşamış? Dünyadaki sefih ve yazar sayısını karşılaştırmak bu noktada işimize yarar mı? Rus kilisesi, ya da bir soğan tüm dünyayı kurtarabilir mi? Ya da Gogol Ölü Canlar'ın ikinci cildini yakarken, kahramanını doğru yola çıkaramadığı için suçluluk duyarken haksız mıydı?
    Sadece bir kitap, ve bir kitap hakkında yazılmış, konusu kitabın kendisi bile olmayan bir yazı...
    Yaşasın diye bağıracağım, veya sevdiğimi söyleyeceğim bir karakter var mı acaba? Eh, bu soruyla artık İvan'ın benim doğal kahramanım olacağı sonucuna varabiliriz, değil mi? Ama İvan sadece komikti hem de Prens Mışkin'in bile olmadığı kadar komik...

    Bağlantı »

  • Yazan: aslihanyildirim | Tarih: 2006-09-08 16:28:23, 2006-09-08 16:28:23
    Konu: ...
    Yorumunu çok beğenmiştim ondan sayfada yer verdim... ziyaretin için teşekkür ederim.. Görüşmek üzere :)

    Bağlantı »

  • Yazan: herneyse | Tarih: 2006-09-08 12:33:00, 2006-09-08 12:33:00
    Konu: ama ben, ben sahiden, ben herneysem işte...
    ben de zaman zaman çok etkileniyorum okuduklarımdan..Kamelyalı Kadın'ı okurken ne çok ağlamıştım...

    Bağlantı »

  • Yazan: bireskiistanbul | Tarih: 2006-09-07 18:40:29, 2006-09-07 18:40:29
    Konu: beyazkedim
    Ne şirinsin sen yaa... Öncelikle kandilin mübarek olsun, tüm hayırlı duaların kabul olsun...
    Bu kitabı okumadım gerçi ama Rus yazarları özellikle de Dostoyevski okumanın zorluğunu bilirim, e gülü seven dikenine katlanır;)
    Sende sorun yoktur heralde ama senin nası Türk filmleri izlediğini de merak ediyorum:)
    Sevgiyle...

    Bağlantı »

  • Yazan: tugbasehri | Tarih: 2006-09-07 16:59:53, 2006-09-07 16:59:53
    Konu: kandil
    teşekkürler.. kandiliniz mübarek olsun....

    Bağlantı »

  • Yazan: senfoni | Tarih: 2006-09-07 16:27:22, 2006-09-07 16:27:22
    Konu: merhaba
    hayırlı kandiller, beratimizin elimize verilmesi dileğiyle..

    Bağlantı »

  • Yazan: guzela | Tarih: 2006-09-07 15:42:17, 2006-09-07 15:42:17
    Konu: teşekkür ederim
    blogumda iyi dileklerinizi aldım..size de iyi kandiller:)

    Bağlantı »

  • Yazan: tugbasehri | Tarih: 2006-09-07 12:45:57, 2006-09-07 12:45:57
    Konu: kitap
    Bende bir sorun var. kitap okuduğumda yaklaşık 6 -7 ay, bilemedin 1 sene sonra okuduğumu tamamen unutuyorum. Tek satır hatırlamıyorum. Önceleri işimden dolayı beynim çok dolu oluyordu belki de ondan. Şimdi çalışmıyorum, bu seferde kitap okumuyorum :-)

    Buarada yeni yazı yazdım. Biraz gezmekten, biraz da mevsimin verdiği halsizlikten bir türlü yazamıyordum.
    Sevgiler..

    Bağlantı »

  • Yazan: senfoni | Tarih: 2006-09-06 20:45:00, 2006-09-06 20:45:00
    Konu: ...
    beni en çok etkileyen kahraman alyoşa idi.
    yaşasın karamazov! diye bağırmıştı bir çocuk değil mi
    peki bende
    yaşasın dostoyevski
    diye bağırabilir miyim.

    beyazkedim dedi ki : açıkçası her ne kadar kızsamda, sinirlensemde benim en sevdiğim kahraman yine de Dimitri oldu. alyoşa kitaptada dendiği gibi herkesin sevgilisi herkes onu sever. bende sevdim ama dimitri başka onun çoşkunluğu gidip gelmeleri ve heyecanı bir başka...... :))

    ve evet bağırabilirsiniz bende size eşlik ediyorum. yaşasın dostoyevski !!!!!!

    Düzenleyen beyazkedim gün: 6/9/2006 saat: 09:51

    Bağlantı »

  • Yazan: bebisim1983 | Tarih: 2006-09-06 15:37:47, 2006-09-06 15:37:47
    Konu: Dostoyevski'ye sormak lazim
    kafana takilan bolumleri kitabin sahsiyetlerine degil de Dostoyevski'ye sormak lazim hersey onun kaleminden dogmus:)))...Okuma sekline bayildim cunku bende tersi oluyor:))).Severek okudugum bir kitap Robin S. Sharma'nin Ferrarisini Satan Bilge...Hala bitiremedim...Nerdeyse 7 ay okuyorum tabii araya sinavlar devresi de girince uzadi ve bu kitap benim okuma zevkimi degistirdi...Onu bitirmeye kiyamiyorum okadar hayatima yenilikler getiren bir kitap oldu ki.Her sayfasindan yeni birsey ogreniyorum ve bu yuzden her gun sadece 1 yada 2'er sayfasini okuyorum...Ama artik sonlarina geldim son 20 sayfam falan kaldi:(((( :))).Ben bir kitabi begenmiyorsam bitirmem bile ama ilk defa bir kitabi bitirmek icin bukadar caba harciyorum tabii bitirmemek icin de:))caba sarfediyor gibiyim...Bu iki duygu arasinda zit birseyler var ama benim icin yok baska anlatma usulu de yok:)))....Saygiyla ve sevgiyle kal

    Bağlantı »

  • <%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

    Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
    <%CommentBody%>
    Bağlantı Düzenle Sil

    <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
    ---

    beyazkedim hakkında

    istanbul 'a dair...

    Kategoriler

    --- ---