istanbul zamanı

29/3/2007 - okumak üzerine

Kategori: Denemelerim

   Antique Books: Grose

Bir hafta öncesine kadar çok yoğun bir şekilde kitap okudum. Fakat bunlar leblebi-çekirdek kıvamında olan bir solukta okunan kitaplardı. Çabucak bitiyor olmasına rağmen bittiğinde hiçbir iz bırakmadılar.

İlkokulda iken doğru düzgün kitap okumazdım. Kitap okumak sıkıcı gelirdi. Orta okula başladıktan sonra babamın bizim için almış olduğu ve daha önceden fark etmediğim kitapları elime geçirdim. Ne olduğunu anlayamadan kitapların büyüsüne kaptırıverdim kendimi. Orta okul dönemi en çok kitap okuduğum zamanlar oldu. Suç ve ceza’yı bile bu dönemde okumuş bir hayli ağır gelmesine rağmen yinede inat etmiş ve bitirmiştim. Kolay gençlik kitaplarından başlamış ve klasiklere kadar uzanmıştım. Tabi orta ikide iken okuyup sonradan pişman olduğum eserlerde oldu ki bunların başında İpek Ongun’un kitapları gelir.

Bizim kültürümüze ait olmayan bambaşka çevreleri anlatan ve bu çevreleri empoze etmeye çalışan İpek Ongun kitapları şimdi özellikle öğrencilerime tavsiye etmediklerim arasında. (Onlara Cengiz Aytmatov hikayeleri anlatıp bu tür kitaplar okumalarını tavsiye ediyorum.)

Liseye geldiğimde divan edebiyatını ve daha bir dolu yazarı tanımış ve yazar bilgimi daha bir arttırmıştım. Zaman geçipte üniversiteyi de kazandıktan sonra hızlı kitap okuma serüvenim son buldu, daha az okur hale geldim.

Evvelden çok okumak, çok kitap bitirmek lazım diye düşünürken artık bu düşüncelerden uzaklaştım. Bana göre önemli olan doğru kitapları okumak. Bir kitapçıya gittiğimizde çok sayıda eser görüyor ve müthiş bir bilgi akışına maruz kalıyoruz. Her yönden bir bilgi akışı var ve bilgiler çoğu zaman malayani yani boş, gereksiz oluyor. bir yerde duymuştum “ Türkiye’de çok kitap yazılıyor fakat az okuyor” denmişti. Çok kitap yazıldığı çok açık, okuma kısmına gelince yinelersem eğer çok değil doğru kitapları okumak önemli.

Birkaç gün evvel bir arkadaşımla konuşurken çevresindeki kimi arkadaşlarının roman okunmasına sıcak bakmadıklarını hatta fikri kitaplar dururken roman okunmasını basit bulduklarını söylemişti. Biraz yadırgadım açıkçası bu düşünceleri. İyi yazılmış romanlar bana göre oldukça değerlidir. Hatta tarihi sıkıcı olarak görenlere tavsiyem ilk olarak bu alanda yazılmış olan iyi romanları okumaları yönünde olmuştur. Çünkü özellikle akademik eserler konuyu bilmeyenlerce sıkıcı addedilecek bir yapıya sahiptir. Kaldı ki bir roman okuduğunda yazılmış olduğu dönem hakkında teferruatlı bilgiye sahip olunabiliyor. Buna örnek vermem gerekirse ilk aklıma gelen Fransız ihtilalidir. Fransız ihtilalini tarih kitaplarında okuduğumuz zaman didaktik bilgiye sahip oluruz, fakat benim için önemli olan yönü insani boyutudur. Bunu da ancak olan romanlardan, biyografik eserlerden öğrenebiliriz ki bu anlamda Victor Hugo’nun “sefiller” eseri teferruatlı malumat sunar bize. Aynı şekilde 19 yy Rusyası içinde aynı durum geçerlidir.

Kendi kültürümüz de durum elbette biraz farklı çünkü batıda olduğu gibi bizde roman yazımı çok seneler öncesine dayanmıyor 19.yy da ortaya çıkmıştır. Ama ilk denemeler olsa bile “araba sevdası”, “mai ve siyah” dönemi keşfetme bakımından örnek teşkil edebilir bizim için.

 

 

hamiş:

İmkan olursa bu konuya sonra devam edeceğim.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

  • Yazan: aslihanca | Tarih: 2007-04-09 15:08:49, 2007-04-09 15:08:49
    Konu: ***
    Sen erken başlamışsın yine ben doğru düzgün kitap okumaya lise de başladım ne yazık ki... Hiç elimden kitabın eksik olmadığı dönemse üniversite oldu... İlk okuldan başlayarak hep kitapların en iyi dost oldukları söylenirdi ama bu idrak etmemiz en azından kendi açımdan biraz geç oldu...

    Roman konusuna gelince aslında ben de pek roman okumayı tercih etmem ama tercih edenleri de yadırgamam sonuçta bu bir beğeni ve tercih meselesi... Ama romanlar bişey kazandırmaz gibi bir yargıda bulunmak hata olur. Aksine bence iyi yazılmış bir etkileyici tablolar çizmiş romanlar fikir kitaplarından daha etkileyici olabiliyorlar...

    Bağlantı »

  • Yazan: hbasak | Tarih: 2007-03-31 17:57:21, 2007-03-31 17:57:21
    Konu: romanlar
    Kitap okuma serüvenimiz birbirine benziyor, ortaokul lise yıllarında yoğun okuma, dünya klasiklerindeki kahramanlarla dost olma, üniversitede düşüş; okullar bitip biraz daha büyüyünce seçerek okuma.....İyi-kötü önüne ne gelirse okuma döneminden herkesin geçmesi gerektiğini düşünüyorum; böylece kendi okuma zevkini geliştirebilir.....roman okumayı küçümseyenlere ne kadar kızdığımı da geçen bir yazıda anlatmıştım, başkalarıyla empati kurmayı öğrenmenin daha iyi yolunu bilmiyorum, üstelik hayat o kadar basit bir şey değil ki neyin ne olduğu fikri kitaplarda açık ve kesin ortaya konulabilsin....ancak romanlardaki kişiler, ilişkiler yoluyla satır aralarından hissedilebilecek şeyler var....çok güzel yazmışsın, eline sağlık, devamını bekliyorum

    Bağlantı »

  • Yazan: BayC | Tarih: 2007-03-31 12:00:28, 2007-03-31 12:00:28
    Konu: Kitap Üzerine
    Sanırım bu sorun bir çoğumuzda var.Bende hayatında 35-40 kitap okuyan biri olarak nasıl kitap okuyacağım hakkında bir fikrim yok.Şu an neredeyse önüme geöen kitabı okuyorum ve bu şekilde okumamın bana bir fayda sağlamayacağını biliyorum.

    Şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki, yazın bana bir kaç ipucu verdi...
    Teşekkür ederim...

    Bağlantı »

  • Yazan: aslihanca | Tarih: 2007-03-30 23:27:31, 2007-03-30 23:27:31
    Konu: *
    hayırlı kandiller kedicik:)


    Çok yazı yazmışsın olmuyor ama böyle biz 1 tane bile yazamayalım sen nispet eder gibi bir sürü yaz:))) Tembellik böyle bişey galiba hem yapamıyorsun hem yapana mani oluyorsun.:) en kısa zamanda yazılara bakmaya geleceğim...

    Sağlıcakla kal...

    Bağlantı »

  • Yazan: gezimanya | Tarih: 2007-03-30 21:10:53, 2007-03-30 21:10:53
    Konu: diğer yorumum :)
    Her kitap türünün lezzeti farklıdır bence. Didaktik kitaplar bize genel kültür açısından birşeyler katarken, felsefi kitaplarda düşünce ufkumuz gelişir ama roman ya da hikaye türü vazgeçilmezdir. Diğer kitaplardan farklı bilgiyi, fikri sezdirmeden, sıkmadan, kalıcı olmasını sağlayacak şekilde vermesi. En güzel yanları da gerçek dünyadan kopmamızı sağlayarak bir nevi ruhsal terapi yerine geçmeleri.
    Bol okumalar..

    Bağlantı »

  • Yazan: amfetamin | Tarih: 2007-03-30 21:04:06, 2007-03-30 21:04:06
    Konu: kitaplar
    Benim için kitapların yeri apayrı. TV izlemekten çok daha fazla sevdiğim kesin. Neden TV seyretmektense kitabı tercih ederim, bu konuyu çok sordum kendime.
    TV akıp gidiyor, aynı şeyi geri alıp izleyemiyorsun ama kitap da aynı şeyi defalarca oku.
    TV'de önüne ne konduysa onu izlemeye, ondan zevk almaya mahkumsun ama kitap öyle mi, hayaller serbest, nasıl göreceğin, algılayacağın sana kalmış.
    TV seyrederken düşünmüyorsun, zihnin daha az çalışıyor, TV hafıza zayıflığına yol açıyor ama kitap tam tersi.
    TV'de ayıracağın zaman belli ama kitabı istediğin saatte yaşa.
    Fazla uzattım galiba. :)
    Kandilin de kutlu olsun beyazkedim..

    Bağlantı »

  • Yazan: senfoni | Tarih: 2007-03-30 17:37:45, 2007-03-30 17:37:45
    Konu: senfoniden
    bu yazının devamını beklerim...
    aslında yazı üzerine ne söylenebilir.
    düşüncelerine tamamen katılıyorum...
    roman okumak, basit olaylar dizisi değil ki..
    romanda bilim felsefe, edebiyat düşünce iç içe...
    ama dediğin gibi. iyi romanı bulmak lazım...
    bu dediklerimi sıkı isimlerde bulabiliriz.
    kafka, dosto, balzac vb...
    neyse lafı uzatmadan gideyim...
    kpss soruları beni bekliyor...
    okumak eylemi bu dünyada bana bahşedilmiş büyük nimet.
    teşekkür ederim Allah'ım..
    iyi ki okuyorum...

    Bağlantı »

  • Yazan: mecburmusungitmeye | Tarih: 2007-03-30 12:50:54, 2007-03-30 12:50:54
    Konu: ...
    okumaya karşı daha doğrusu yeni şeyler öğrenmeye karşı acaip ilgim var okumayı severim.. hatta moralim çok bozuk olduğunda en huzur bulduğum yer kitapçılardır... kitaplarım benim için çok değerlidir kimseciklere elletmem.. okuması için bir arkadaşıma veriyorsamda güvendiğim biri olmasına dikkat ederim.. dedim ya kitaplarım benim için çok değerli... yeni evimize taşındığımızda onlara yeni ve daha büyük bir kitaplık dolap alacağıma dair söz verdim...:)
    Ayda bir kere mutlaka kadıköydeki kitapçılara uğrar aylık dergi ve kitaplarımı alırım.. bu hafta sonu da yine öyle yapacağım... bu bana iyi geliyor..
    ..................................
    Yıpranmış ve katılaşmış gönülleri rahmet meltemiyle yeşerten eşsiz peygamberin doğum günü olan mevlid kandilinizi en içten dileklerimle tebrik ederim...

    Bağlantı »

  • Yazan: guzela | Tarih: 2007-03-30 08:14:19, 2007-03-30 08:14:19
    Konu: kitaplar
    kitap okumayı çok seviyorum. eskiden fazla seçmezdim şimdi seçiyorum okurken, çünkü zamanım değerli boşa geçmesini istemiyorum.ve eskiden başladı mı inat eder sıksa beğenmesem bile bitirirdim bu da işkence olurdu.şimdi ise eğer olmuyorsa bırakıyorum.
    ben de sanırım ortaokulun sonuna doğru başlaıdm kitap okumaya..peyami safa okudum sözde kızlar mesela çok etkilenmiştim. ama en sevdiğim hala ve hala Reşat Nuri dir. Nerdeyse 10 kadar kitabını bir süre içinde okumuştum...ve ahlıyorum ki kitaplarım ortada yok :( bu yüzden sevmiyorum kitap vermeyi yaa ben :( kimbilir kimde kaldı..hadi birkaçı benim değildi de diğerleri :(
    neyse...
    ben bir dönem oldukça fazla kişisel gelişim, deneme , psikoloji kitapları okudum. romanı unuttum, hikayeyi unuttum..sonra tekrar başladım tadını aldım bence nefis.. kürk mantolu madonna ile uyandım, füreyye, el kızı derken ve şimdi romana devam.. bıraktım biraz kişisel gelişimi..
    yine yaz..senden çok şey öğrenilir..çok takdir ediyorum ben seni..ya ben tarih sevmiyom ama eğer roman gibi okursam öğrenebilirim bu çok iyi olur

    Bağlantı »

  • Yazan: tugbasehri | Tarih: 2007-03-30 02:40:28, 2007-03-30 02:40:28
    Konu: okumak
    kitap okumak çok zevkli. kitap okumaya başlamak çok önemli. okumayanlar genelde okumaktan korkanlardır. yani sıkılacağından, bitiremeyeceğinden korkup hiç başlamamak. okul yılları çok önemli, öğretmenlere bence çok gürev düşüyor. hem de branşı ne olursa olsun. bence her öğretmen; ister matematik, ister ingilizce, müfredatı uygulamanın dışında öğrencilere birşeyler de katmalı. ailelerin yapamadığını öğretmenler yapar. mesela bana diş fırçalama alışkanlığını resim öğretmenim kazandırmıştı. her derste kontrol yapardı, ama çok şirin oyunlarla... kitap okuma konusunda genelde öğretmenler "kitap okuyun, en güzel hediye kitaptır" gibi yetersiz sıkıcı direktiflerle geçiştirirler. halbuki bir film anlatır gibi, okuduğu bir konusunu anlatsa, okumaya heveslendirseler ne güzel olur. ağaç yaşken eğilir.. söz meclisten dışarı. senin nasıl bir öğretmen olduğun belli zaten hocam.
    bir de bahsettiğin olayı ben de çok görüyorum çevremde. insanları okuduğu kitaplardan dolayı aşağlamak bana kompleks gibi geliyor. dediğin doğru, roman okumak yada bir klasiği henüz okumak, beyazdizi tarzı romanlar okumak, bazı insanlar tarafından küçümseniyor. kitap okumak zevktir, herkes kendine okur. çok bilen çok okuyan tavsiye etsin, o zaman güzel olur.
    bir de ben neyi sevmiyorum biliyor musun, kitaplığından ödünç diye alırlar, geri getirmezler.... bir de okusalar gam yemeyeceğim! gıcık olurum o tiplere. o yüzden cimriyim. çok ağzım yandı.

    Bağlantı »

  • <%CommentDate%> - <%CommentTitle%>

    Yazan: <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%>
    <%CommentBody%>
    Bağlantı Düzenle Sil

    <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
    ---

    beyazkedim hakkında

    istanbul 'a dair...

    Kategoriler

    --- ---