istanbul zamanı

16/7/2007 - tavsiye

Kategori: mehaz

ben dinledim çok beğendim. tavsiye ederim :)

parça "Ezgi'nin günlüğü" grubunun kurucularından olan Emin İgüs tarafından seslendirilmiş.

 

http://www.youtube.com/watch?v=xLhyfpA5e7c

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/4/2007 - yazmak

Kategori: mehaz

                                              

 

"Yazmak aynı zamanda susmaktır, konuşmamaktır."

 

                                                                                 Marguerite Duras

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/10/2006 - Ne Söylerim Maviden Başka

Kategori: mehaz

                                   

 

ne söylerim ben maviden başka

Babam nereye gidiyor sabahları
Üstünü giyip çıkıyor somurtan otobüslere
Üst üste binip kalabalık bir çok insanla
Ayakta kalıp yorulup itiş kakış geç kalıp

Annem ne seyrediyor televizyonda
Kanal değiştirip.Ağlayan kadınlar
Sırıtan insanlar çıplaklar kötü şeyler
Geç anne seyretme reklamları haberleri

Okulda ne öğreniyorum ben sınıfta sırada
Kalk bakıyım, otur bakayım,sus bakayım
Sen söyle,Numaranı söyle,sayıları say üçer beşer say
Dünyanın en uzun yalanı nerden nereye akar

Babam bir masada oturuyor.Karşısında duvar
Duvardaki saat babamı seviyor mu?Saatin tik takları
Babamı nereye götürüyor.İşi babamı seviyor mu?
Babam para kazanıyor.Duvar babama bakıyor

Annem bize yemek yapıyor.Annem bize yemek yapmasa
Biz ölürüz.Vitaminler de ölür.Meyveler sebzeler çürür.
Annemin arkadaşları geliyor. Annem namaz kılmıyor
Namaz annemi unutuyor.Teyzeler kocaman gülüyor

Gece ben uyumadan dışarısı karanlıkken
Yıldızlar yanarken ağaçlar üşürken
Allahım diyorum ben rüzgar alıp gidiyor yaprakları
Annem sevsin babamı,babam sevsin annemi
Allahım diyorum ben rüzgar alıp gidiyor yaprakları.

 

bülent ata

 

 

 

Bu güzel şiirini gönderen Bülent Ata'ya çok teşekkür ederim

 

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/9/2006 - Babam

Kategori: mehaz

Bu şiiri çok sevdiğim arkadaşım Ayşegül göndermişti.  Şiiri sayfamda yayınlamayı düşünüyorum dediğimde  “babasını özleyen herkes için dersin” demişti.

 bu şiir babasını özleyen herkes için, özelliklede Ayşegül senin için.

 img95/589/tnmaternityhx6.jpg

BABAM

seslendim babama
babam uzaklarda ay ışığı
annem yolunu bekler akşamları
yıldızları merdiven kurup yoluna
duymak için sesini

seslendim babama
denizlerden çıkıp gelir diye
annem balık hazırlamış salata yapmış
ben de ekmek aldım bakkaldan
unutmadım paranın üstünü de

seslendim babama
beni duysun çabuk gelsin diye
gözlerimde uyku
birikti birikti uyumadım
babasız uyumak iyi olmuyor diye

 

                                BÜLENT ATA

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/9/2006 - İstanbul Zamanı , İstanbul'umun Zamanı

Kategori: mehaz

               Bir İstanbul yazısı yazayım istiyordum. Bunun içinde aklımdaki kelimeleri toparlamaya çalışıyordum. Ahmet Selim'in yazısını okuyunca yazmaktan vazgeçtim.Nasıl yazarsam yazayım ruhumun şehrini böyle güzel tarif edemeyecektim. (zira hitapta olduğum kadar yazıda maharetli olmamışımdır.)  Bende makalenin en sevdiğim bölümünü buraya almaya karar verdim.

               

            ......."İnsan bazen, kelime bulamadığı için “güzel” der. İstanbul’a güzel demek yetmez. Başka bir şehir, başka bir diyar o…

              Kıyılar, ormanlar, dağlar, tepeler, körfezler; hepsi güzeldir. Deniz sadece İstanbul’da var değil. İstanbul’un güzelliği, özel bir “düşündürme” mânâsına sahip bulman sırlı bir güzelliktir. Apayrı bir bütünlük kıvamının ışığını yansıttığı için böyledir.

               Öyle yerleşim birimleri vardır ki kendini denizin içindeymiş gibi hissedersin. Bunun güzelliği de vardır, eksikliği de. İstanbul’da ise deniz sizin içinizdedir… Görmediğiniz zamanlarda da varlığını hissedersiniz… İstanbul sizin içinizdedir, deniz de İstanbul’un bir parçasıdır… Örnek olsun diye denizden söz ettim. Bütün güzellik unsurları için durum aynıdır… “Şurası burası güzel” denilemez İstanbul için. O bir güzellikler kompozisyonudur… İstanbul’u bilen ve yaşayan birini, dıştaki bir güzellikle fazla etkileyip şaşırtamazsınız… Ne coğrafi (fizikî) yapısı yeknesaktır; ne de kültürel, beşerî dokusu… Yeknesak değildir ama, kişiliksiz de değildir. Terkibî bir dokusu vardır; asıl özelliği de bu terkibin sıhhatinde ve şiiriyetindedir… Daha doğrusu: Öyle idi! "........

                                                                                                                                         Ahmet Selim

yazının tamamı için:  http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20061001&hn=342310

 

 

 

 

 

 

Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
---

beyazkedim hakkında

istanbul 'a dair...

Kategoriler

--- ---