12/9/2006 - İstanbul Zamanı , İstanbul'umun Zamanı
Bir İstanbul yazısı yazayım istiyordum. Bunun içinde aklımdaki kelimeleri toparlamaya çalışıyordum. Ahmet Selim'in yazısını okuyunca yazmaktan vazgeçtim.Nasıl yazarsam yazayım ruhumun şehrini böyle güzel tarif edemeyecektim. (zira hitapta olduğum kadar yazıda maharetli olmamışımdır.) Bende makalenin en sevdiğim bölümünü buraya almaya karar verdim.
......."İnsan bazen, kelime bulamadığı için “güzel” der. İstanbul’a güzel demek yetmez. Başka bir şehir, başka bir diyar o…
Kıyılar, ormanlar, dağlar, tepeler, körfezler; hepsi güzeldir. Deniz sadece İstanbul’da var değil. İstanbul’un güzelliği, özel bir “düşündürme” mânâsına sahip bulman sırlı bir güzelliktir. Apayrı bir bütünlük kıvamının ışığını yansıttığı için böyledir.
Öyle yerleşim birimleri vardır ki kendini denizin içindeymiş gibi hissedersin. Bunun güzelliği de vardır, eksikliği de. İstanbul’da ise deniz sizin içinizdedir… Görmediğiniz zamanlarda da varlığını hissedersiniz… İstanbul sizin içinizdedir, deniz de İstanbul’un bir parçasıdır… Örnek olsun diye denizden söz ettim. Bütün güzellik unsurları için durum aynıdır… “Şurası burası güzel” denilemez İstanbul için. O bir güzellikler kompozisyonudur… İstanbul’u bilen ve yaşayan birini, dıştaki bir güzellikle fazla etkileyip şaşırtamazsınız… Ne coğrafi (fizikî) yapısı yeknesaktır; ne de kültürel, beşerî dokusu… Yeknesak değildir ama, kişiliksiz de değildir. Terkibî bir dokusu vardır; asıl özelliği de bu terkibin sıhhatinde ve şiiriyetindedir… Daha doğrusu: Öyle idi! "........
Ahmet Selim
yazının tamamı için: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20061001&hn=342310

|