Okuldan sonra üç gün özel derse gidiyorum. Öğrencilerimden biri üniversiteye hazırlanıyor. Müthiş bir sorumluluk hissediyorum. Okulda ki öğrencilerime karşıda sorumluluk hissediyorum ama özel ders olunca farklı oluyor birebir başarıyı görmek gerekiyor hal böyleyken kaygı düzeyi artıyor. Kimi zaman ona söylüyorum. “ ah Selincim benim endişelendiğimin yarısı sen endişelensen çok çalışır ve bu işi hallederdin.” Sanırım annem haklı öğrencilerimde benim gibi ders çalışmaktan hoşlanmayan konsantrasyon problemi olan tipler. O nedenle bir hayli zorlandığımı itiraf etmeliyim.
Diğer bir öğrencime henüz iki haftadır gidiyorum. Aynı şekilde onunda dikkat problemi var ve çok çabuk sıkılıyor. Sürekli ilgisini açık tutmam lazım lakin aşırı yorgunluk oluyor. En büyük sorunlarımızdan biri kitap okuma alışkanlığının olmaması. Gelir seviyesi oldukça yüksek bir aileden geliyor. Hayatında her şeye doymuş ve oldukça başarılı bir abisi var. Abisini bu derece başarılı olması onda ters tepki yapmış ve okulda hiç hoşlanmaz hale gelmiş. Kitap okumayı sevmediğini ise baştan söylüyor zaten.
Kaç zamandır acaba nasıl yapsam da bu miniğe kitap okumayı aşılasam diye düşünüp dürüyorum. Babamın kullandığı yöntemleri düşündüm evvela… benden bir büyük abim okumaktan pek hoşlanmazdı. Babamda alıştırabilmek için parayla kitap okutmaya başlamıştı. Kitap başına yüklü bir miktar verirdi. Bir iki derken okumaya alıştı. Bende zaten sorun olmamıştı kendimi kaptırıvermiştim kitaplar alemine.
Bugün düşündüm acaba ben öğrencimin yaşında iken hangi kitapları okumuştum ki bu derece sevmiştim okumayı diye. Aklıma hemen Gülten Dayıoğlu’nun eserleri geldi. “Fadiş”, “Suna’nın serçeleri”,“Dört kardeştiler” sonra “Bastıbacak Ermiş”, ve hiç unutamadığım “Afacanlar Çetesi”. Tabi bunlar Türk edebiyatından birde yabancı yazarların eserleri var ki saysam sanırım bütün bir sayfayı kaplar. İlk aklıma gelenler Jules Varne’ eserleri. Ne hayal gücü varmış şimdi bile hayret ederim yazdıklarına. Aşk romanlarına takılmıştım bir ara. En sürükleyicisi “Rüzgar gibi geçti” idi. İlk okuduğumda 14 yaşındaydım. Sonra iki defa daha okudum ve seferinde ayrı bir zevk aldım. Okumaktan gözlerin şişerdi. Geceleri sıcak yatağımın içinde başka alemlere götürürlerdi beni. İçine kapanık bir çocuk olunca kitaplar en iyi arkadaş oluyor elbette.
Okuduğum orta okul Edirne’nin en eski ortaokullarından biri idi. Yüksek tavanlı sınıfları, içinde bir sürü doldurma hayvanın bulunduğu bizi ürküten laboratuarı ve bol kitabın bulunduğu bir kütüphanesi vardı. Sayısız kitap almıştım oradan. Okuduktan sonra küçük kağıtlar bırakırdım içinde benden sonra okuyan bıraktığım izi fark etsin diye. Kimi kitaplarda kitap bağışlayanların adı yazardı hatta birini almış ve 1960’larda not yazıldığını görmüş çok etkilenmiştim. Bunu üzerine bende birkaç kitabımı bağışlamış ve “ben N…. A…. Bu kitabı … tarihinde okul kütüphanesine hediye ediyorum diye not düşmüştüm. Aradan 13 sene geçti. Gitsem Edirne’ye bir daha bulsam bıraktığım kitabı ne hoş olurdu.
Aklımda hala öğrenciye nasıl okuma alışkanlığı kazandırabileceğime dair soru işaretleri var. Denesem mi acaba benim okuduğum kitaplardan birini alıp ona hediye etmeyi????
Yazan: cocuklacocuk | Tarih: 2007-05-24 00:51:55, 2007-05-24 00:51:55 Konu: merhaba
Bence kitap hediyesi alın; babamın bana aldığı en guzel hediyedir kitap; yaz tatiline girdiğimiz bir gün babam büyük bir koli ile geldi, ve içi kitap doluydu, nasıl sevinmiştim anlatamam.
Kitap okuma alışkanlığı ile ilgili bir yazı yazmıştık bizde, sizinle paylaşalım istedik
http://cocuklacocuk.blogcu.com/2313011/
Yazan: kiremit | Tarih: 2007-05-12 17:41:22, 2007-05-12 17:41:22 Konu: merhaba
çocuklara sonradan kitap okuma alışkanlığı kazandırmak zor. nasıl sağlanabilir? bir şeyi aramaya merak sardırmalı, sonra aradığını bulacağı kitaplar vermeli.
bilmiyorum pekçok yöntem olabilir.
Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-05-08 22:27:22, 2007-05-08 22:27:22 Konu: :)
En son mesaj yazan isimsiz şahıs benim. (Blogcuya kayıtlı girmek mümkün değil bu akşam)
Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-05-08 22:25:37, 2007-05-08 22:25:37 Konu: bir fikir
Minik kız mı erkek mi acaba? İlgi duyduğu mutlaka bir konu vardır; örn: arabalar, hayvanlar..vs. Bu konularda resimli kitaplar ilgisini çeker diye düşünüyorum. Yok işe yaramazsa yaşını bilemiyorum ama "şeker portakalı" ile başlamak fena olmaz :)
İşin çok zor beyazkedim, kolay gelsin..
Yazan: hbasak | Tarih: 2007-05-08 20:28:45, 2007-05-08 20:28:45 Konu: kitaplar
Zor iş zor. Çocuklara cazip gelen, vakit ayırabilecekleri o kadar çok şey var ki tv programları, bilgisayar oyunları.....bunların yanında kitap çok hareketsiz, renksiz kalıyor, küçüklükten kitap dünyasına adım atamayanların hep dışarda kalmasına hak veriyorum..Ama son yıllarda de çok çok güzel kitaplar çıkıyor çocuklar için....Macera romanı türü bir şeylerle okumaya başlamak ilgisini çekebilir diye düşünüyorum
Yazan: guzela | Tarih: 2007-05-08 14:52:01, 2007-05-08 14:52:01 Konu: kedicik
adımı kimse bilmiyor :) ama ben sana miyavlarım adımı:)ama nasıl bilmiyom
sana ipucu...
........
Yazan: handeelibir | Tarih: 2007-05-08 11:34:22, 2007-05-08 11:34:22 Konu: @
Evet kitap okuma alışkanlığı kesinlikle küçük yaşlarda kazandırılmalı ve bu noktada gerek aile üyelerine gerekse öğretmenlere büyük görevler düşüyor..
Öncelikle iyi birer model olmalıyız. Çocuk öncelikle evde kitapla tanışmalı, kitap kokusunu içine çekebilmeli. Sonra okul bu duyguyu bir zorunluluk olarak değil de sevgiyle pekiştirmeli
H@ndecE
Yazan: benimguncem | Tarih: 2007-05-08 01:03:08, 2007-05-08 01:03:08 Konu: selam!
Merhabalar, bir meslektaşınız olarak sizinle tamamen aynı hisleri taşıyorum. Ben de okumayı çok seven bir birey olarak gençlerimize kitabı sevdirebilmek için çeşitli formüller bulmamızın şart olduğunu düşünüyorum. Bu arada, aranıza yeni katıldım. Bende beklerim.
Yazan: guzela | Tarih: 2007-05-07 17:49:40, 2007-05-07 17:49:40 Konu: ne güzel bir insansın sen....
bence kesinlikle hediye et....ve bu çabana devam et...
belki onda kitap sevgisini açığa çıkaracak bir etki yaratan kitapla tanışmadı daha..belki sen tanıştırırsın...